Sayfalar

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Devlet, Polis ve Üniformalı Erkeklere Bayılan Türk İnsanı

Yazıya başlamadan önce bir link koyacağım ki baştan polise karşı genel tavrım belli olsun ne okuyacağınızı bilin ona göre devam edin ya da kapatıp gidin. Rap'in "müzik" olduğu son 10-15 yıldaki gibi saçma sapan bir şeye dönüşmediği yıllardan, rap müzik tarihinin en iyi grubundan N.W.A.'den nefis bir şarkı: http://fizy.com/#s/1qlriy. Şunu da söyleyeyim; doğru düzgün adamlar da polis oluyor tamam ama sadece Türkiye değil tüm dünya ülkelerindeki polis teşkilatları işe yaramaz, bir baltaya sap olamamış, cahilliğin en diplerinde yüzen her bakımdan boktan insanlardan kuruludur. Bunların bileğini kessen kan yerine bok akar, cehalet akar. Düzgün, iyi diye sınıflandırılabilecek %1'lik kesimi hariç tutarak yazacağım kendilerini ve ya yakınlarını bu sınıfa sokan polis arkadaşlarım ya da polis yakını arkadaşlarım, alınmayın gücenmeyin.

Polis teşkilatı dediğimiz zımbırtı insanların güvenliğini sağlamaktan çok "devlet"in güvenliğini sağlamak üzerine çalışan ve devletin, halk üzerinde yaratmayı amaçladığı korkunun aracıdır. Devlet eliyle yapılan terörün baş aktörüdür. Ha terör dedim, bunu tanımlamam lazım. Bize öğretilen, ülkeye karşı silahlı eylem vs. vs. terörün sadece bir çeşidi ve belki de en az görülenidir. Genel tanım şudur ki; insanlar üzerinde korku yaratmayı amaçlayan her türlü davranış, eylem terör kapsamındadır illa birilerinin tetiği çekmesine gerek yok. Polis, asker, medya vs. devletin gerçekleştirdiği bu terörün, kontrol edişin, korkutmanın en önemli etmenleridir. Şöyle bir örnek vereyim: PKK'nın eylemleri yüzünden insanlar evlatlarını askere göndermeye korkuyorsa, PKK'nın eylem alanları içinde yaşayan insanlar da canlarından endişe ediyorsa bu korkular da medya kanalıyla yaratılıyorsa burada terörist olan PKK'dan çok medyadır, dolayısıyla devlettir. Hükumetler insanları korkutarak kontrol altında tutarlar, dünya üzerinde kaç tane devlet varsa o kadar "korku imparatorluğu vardır" bir nevi. Onlar insanların kontrolden çıkmasından, hakkını aramasından, başkaldırmasından öyle korkar ki 10 tane işçi eylem yapsın başına 50 tane polis diker.(Gözlerimle gördüm, rakamda abartı yok) Milliyetçilik odaklı eğitim verirler ki insanlar sorgulamaya yeteneğini, beyinlerini kaybedip devletin sınırlarına vatan, devletin bayrağına "bayrağım" desin. Yani her devlet cahil, düşünemeyen vatandaşlar ister olur da birileri böyle olmazsa diye başlarına askeri, polisi diker medyayla beyinlerini yıkar. Hepsi bunun dozunu farkı ayarlasa da Türkiye'de hayli yüksek olduğu da ortada. (Bütün bunları anlatmadan yazının ana konusunda geçemezdim.)

12 Ağustos Pazar günü İzmir'de az önce uzun uzun anlattığım polis yani devlet 3 genci yaralayıp 1 tanesini öldürdü. Hadi kaza desen, anlık sinir desen, insani bir durum desen değil ölen adamın 2'si bacaklarından 1'i karnından 3 mermi çıktı. 3 mermilik sinir olmaz. Bu olayla ilk kez polis sokak ortasında durduk yere adam öldürmeye başlamıştır. Daha önceki icraatlarını zaten biliyoruz yıllardır öğrenci, işçi dövüyorlar ki son dönem üstüne bir de milletvekili dövdüler. Yine yıllardır her türlü etnik azınlığa hele ki Kürtler'e sebepsiz dayaklar atılıp, işkenceler yapılıyordu. Bir tek cinayet işleyecek cesaretleri yoktu ama bunu da yaptılar işte. Polis bu işi bu zaten terörist bir yapılanma ama bu kadar güçlenmeleri, cesaretlenmeleri endişe verici. Bundan daha çok endişe verici olan şeyse insanların bu olaydan sonra verdiği tepkiler, yorumlar ve medyanın yansıtma şekli. Şuana kadar okuduğum kadarıyla Habertürk: "Polis kendisine saldıran gruptan bir kişiyi vurmak zorunda kaldı." şeklinde aktardı, Sözcü zaten 5 cümle yazıp bırakmış, bir tek Radikal adam gibi anlatmış ki o da Radikal zaten ülkedeki 2,3 tane düzgün medya organından biri, diğerlerini tam olarak okumadım ama Hürriyet'te yine olayın üstüne gitmiş gibi... Hadi medyayı da anlayayım onlarda terörün kaynaklarından biri ama bu halkın, bu insanların nesi var neden üniformalı erkekleri bu kadar seviyorlar neden devlet, içlerinden birini öldürse bile sesleri çıkmıyor da üstüne tebrik ediyorlar anlamıyorum. Forumlarda, sözlüklerde, haber sitelerinde yapılan yorumlarda yüksek oranla görüş şu: "İyi yapmışlar. Onlar polis döverken iyi, polis vurunca mı kötü olacak." Onlar, diye yazdıkları kendileri haberleri yok... Bu olaya verilen tepkinin kökeni, Türk tarihi kadar eskidir belkide. İngiltere'de polis bir zenci çocuğu vurdu diye bütün halk ayaklanmıştı yine Yunanistan'da da polis bir sivili öldürdü diye ayaklanmalar başlamıştı neden Türkiye'de insan öldüren polis tebrik ediliyor başka yerlerde ayaklanmaya varacak kadar tepki gösteriliyor tarihsel kökenine bakmak lazım biraz. Bin yıllarca tek adamla yönetilmiş bir halk, demokrasiden sonra bile "tek adam yönetimi"ne ülkeyi en çok yakınlaştıracak insanlara (Menderes, Erdoğan) oy veren bir halk düşünün. İki zıt kutbundan biri yarı-diktatör Erdoğan'ı severken diğer tarafı tam ve her şeyiyle diktatör olan Atatürk'ü özleyen bir halk. Bin yıllarca kayda değer hiç bir başkaldırı hareketinde bulunmamış, bulunsa da sonuca ulaşamamış bir halk. Yani cahil, sorgulama yeteneğinden yoksun bu yüzden de "insan" olmaktan uzaklaşıp biyolojik olarak beyne sahip olan ama düşünemeyen organizmalar topluluğuna dönüşmüş bir halk. Ama yinede bu halktan bile bu olaya böyle bir genel yorum, bakış açısı, bu derece vicdansızlık ve körlük beklemiyordum. Ne diyeyim umarım bu olayda devletin tarafını tutan insanların kardeşleri, anneleri, babaları, her hangi bir yakınları da polis kurşunuyla ya da asker kurşunuyla falan ölür de bu hissi ve bu dünyayı daha iyi anlarlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder