Aslında ciddi ya da ideolojik bişeyler yazmamaya karar vermiştim öyle olanlarıda blogumdan silmiştim çünkü bunlar neredeyse kimseye bişey ifade etmiyo yani dünya üzerinde önyargısız, tabuları olmayan, ırk kavramını reddeden benden başka kaç kişi var ki? (Tamam lan vardır baya) Ama son günlerde oluşan ortamda benimde sinirimi bi yerlerde çıkarmam lazım değil mi? Yani facebookta Türk bayrağı profil resimli tipleri gördükçe, sokakta sağda solda bayrakları, slogan atan insanları gördükçe daha da doldum taştım yani... Hele bugün gördüğüm istiklal marşı okuyup faşist faşist slogan atan liseliler... Neyse şimdi madde madde görüp sinir olduğum şeyleri yorumlucam, laf sokcam, vatan hainliği falan yapıcam belki birileride bi boklar öğrenir diycem de yok yani imkansız.
1-Sosyal paylaşım sitelerinden vatan kurtaranlar:
Şimdi siz böyle 24 insan ölünce Türk bayrağı falan koyuyosunuz hemen arka arkaya faşist faşist videolar sözler paylaşıyosunuz ya işte bi bok olmuyo aksine bu kafa devam ettikçe savaş ortamı daha da körükleniyo. Mal mal davranmayın girin adam gibi xvideos'a masturbasyon falan yapın inanın o çok sevdiğiniz vatanınıza, milletinize daha büyük yarar sağlarsınız.
2-Eylemler, mitingler düzenleyip slogan atanlar:
Bunlar %83 oranla lise öğrencisi oluyolar. Ve böyle davranmaktaki en önemli gayeleri toplum tarafından takdir görme çabası. Sağlıklı bir beyin böyle şeyler yapmanın pratikte hiçbir yarar sağlamayacağını bilir. Ha eylem sırasında kız ya da erkek ayarlayabilirsiniz bu önemli bi pratik yarardır ama yapılan eylemin konusuyla pek alakası yok. Kaldı ki 24 insan ölünce mi aklınıza geliyo böyle şeyler 1, 2 tane ölünce niye böyle davranmıyosunuz? O 24'ün canları daha önce ölenlerden daha mı değerliydi? Atıyorum birinin sol taşşağı altından mıydı? Ne bu sahip çıkma?
3-Olayı Kürt-Türk meselesine getirenler:
Bunlar gerçek orospu çocuklarıdır işte. Daha fazla cümle kurmaya gerek yok.
4-Neden hep fakirler ölüyo niye zenginlere bişey olmuyo diyenler:
Evet sevgili gerizekalı arkadaşlarım o çok sevdiğiniz uğruna ölürüm dediğiniz devletin aslında ne kadar cani, aynı zamanda mantıklı işleyen bi organizasyon olduğunu öğrenmenin zamanı geldi. Şimdi şöyle ki: devletler zengin, iyi eğitim almış, seçkin insanları gözden çıkarılabilir olarak görmez. Bu insanlar fakir, işe yaramaz, boktan olarak görülen insanlardan daha büyük yarar sağlar ülkeye. Bu nedenle savaş bölgesine genelde fakir, gariban aile çocukları gönderilir. Bu tarih boyunca böyle olmuştur olcaktır da ülkenin başında ister Tayyip Erdoğan ister Kemal Kılıçdaroğlu ister Devlet Bahçeli ister Kemal Atatürk olsun. Yani vatanını, milletini sevip onun iyiliğini istiyosan fakirlerin ölmesini istemen gerekir aksi takdirde bu baya güzel, hoş, irice bi çelişki olur ki fakir insanın hayatının değeriyle zengin insanın hayatının değeri farklı mıdır? Fakirlerinki daha mı değerlide onlar ölmesin zenginler ölsün istiyosun? Bunu söylerek aslında ne kadar adi bi duruma düştüğünün farkına varmışssındır umarım.
5-Kürtler öldürülünce sevinip, Türkler öldürülünce üzülenler:
Bu savaşın asıl sürme sebebi bu tip insanlardır. Herşeyden önce herkesin şunu anlaması lazım ki orda ölende öldürende insan. Öleninde öldüreninde elinde silah var. Ben şahsen eli silahlı birinin ölmesine üzülmem, birini öldürse sevinmeyeceğim gibi. Ama sen birine üzülür birine sevinirsen işin rengi değişir bu savaş bitmez sen hepsi ölsün istersin karşı tarafa öyle ister. Kaldı ki değer biçmek gerekirse orda ölen Kürt, Türk'ten çok daha değerlidir. Kandırılmış bile olsa inandığı şey uğruna bağımsızlık uğruna savaşır kendi istediği için ordadır. Ama orda ölen Türk büyük ihtimalle oraya istemeden gelmiştir. Kendisiyle alakasız olan bişeyler uğruna savaşır, ölür, öldürür.
6-Vatan sağolsuncular, bir oğlum daha olsun onu da yollarımcılar:
Böyle diyen bi ölü ailesine saygım da sevgim de sıfırdır. Onlar için üzülmem. Boktan bi bayrağı, boktan bi devleti kendi kanından canından olan oğlundan daha üstün gören insanlar herkesten önce kendi oğluna karşı haindir. Devletler insanlar içindir, insanlar devletler için değil. Hiç kimse ama hiç kimse bi bayrak uğruna ölmeyi haketmez ama sen bunu ölen evladına hak görüyosan iyi ki öldü yine ölsün diyosan o acıyı yaşamayı haketmişsindir.
7-Ölenlerin şehit diye yüceltilmesi durumu:
İnançlara göre bakarsak görevi esnasında ölen herkes şehittir. Yani fabrikada çalışırken ölen işçide şehittir, nöbette ölen askerde. Ama bütün ülkeler bütün devletler bunu sadece ölen askerler için kullanır ki bu bin yıllık bi politikanın parçasıdır. Kendi küçük hesapları uğruna ölmek isteyecek milyonlarca salak bulmuşlardır bilmem kaç bin yıllık tarih boyunca. Devletler kendi ekonomik, siyasi vs. çıkarları için insanları ölüme yollar bayrak uğruna ölmenin kutsal olduğuna inandırır ki kendisi için savaşıp ölmek isteyecek birileri olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'de farklı değil tabi ki. Hala bunun farkında olmayıp 'Gidip doğuya bende şehit olucam!' diyen gençler yetişiyo ki söyleyebileceğim tek şey: 'Lütfen uyanın bu hipnozdan çıkın.'
Oh fena rahatladım... Daha da aklıma geldikçe sallıycam hiç merak etmeyin.